Latife Hanım’ın mektûbat’ının neden beyân edilmediğini tecessüs edenlere – İşte yakın tarih, İşte hakikatler:

İngiliz casusu Yahudi diktatör kâfir Mustafa Kemal’in ibneliği ve Emin Çölaşan’ın endişesi…

Şubat 2005’de, o tarihden 25 sene evvel mahkeme kararı ile Türk Tarih Kurumu’na verilen ve 25 sene boyunca teşhir edilmemesine karar verilen İngiliz casusu yahudi kâfir Mustafa Kemal’in talâk ettiği ve 1925’den vefât ettiği 1975 senesine kadar konuşturulmayan hanımı Latife’nin hususi arşivi’nin süresi bitti ve teşhir edilmesi gerekiyordu.

Latife Hanım’a aid olan arşive giren Hürriyet muharriri Emin Çölaşan’ın etekleri tutuşmuş. Okuduğu hakikatler karşısında neye uğradığına şaşırdığından olsa gerek, kat’iyyen bu arşivin teşhir edilmemesini taleb ediyor ve tekrar mahkemeye gidib bu arşivin teşhir edilmemesi gerektiğini müdafaa ediyor.

Lâkin, daha evvel bu arşivden hârice (dışarıya) sızan malûmâtlara binâen yahudi Mustafa Kemal’e dâir çok acaib iddialar var. Misal olarak, Hüseyin Demirel’in “Deccaliyet ve Kemalizm” isimli kitabının 129. sahifesinde aynen şöyle deniyor:

… Bir Ağustos gecesinde yemek dönüşü, Çankaya’nın kapısında (Mustafa Kemal) genç askerlerle konuşurken, Latife üst katın balkonunda göründü. Ateş püskürüyordu:

“Kemal! Buraya gel! Mahalle arkadaşlarınla yarenlik bitti, şimdi askerlerle mi içli dışlı oluyorsun? Buraya gel diyorum! Gazi sustu, Latife sustu. Herşey sustu. Paşa öfkesinden mosmor kesilmişti…”

Yahudi Mustafa Kemal’in Eşcinselliği Meselesine Tabib Rıza Nur Açıklık Getiriyor

Bakınız, Diktatör Mustafa Kemal’i en iyi tanıyanlardan biri olan Tabib Rıza Nur Efendi “Hayat ve Hatıralarım” isimli kitabının 4. cildinin 1357. sahifesinde ne yazıyor:

…Anlaşıldığına göre boşanma vak’asından iki-üç gün evvel, Latife, kardeşi İsmail ile haremi Süreyya Paşa’nın kızı Melahat Ankara’ya gitmişlerdi. Çankaya’da misafir olmuşlar. O vakit Mustafa Kemal’in yanında kâtip sıfatıyla Halit Ziya’nın oğlu Vedad vardı. Güzel tüysüz bir çocuk. Bir akşam üzeri karanlık çökerken İsmail, Melahat balkona çıkmışlar. Bakmışlar Vedad, Mustafa Kemal’i ağacın dibinde yapıyor.

Latife’yi çağırmışlar. O da görmüş. Bir kıyamettir kopmuş. Latife, Mustafa Kemal’e “Herşeyini gördüm, hepsine tahammül ettim. Artık buna edemem.” demiş. Gazi(!) susmuş, İsmet’in evine gitmiş. “Bu karıyı şimdi boşayacağım” demiş. İsmet, sabahleyin erken Heyet-i Vekile’yi toplamış. Talaka (boşanmaya) karar vermişler(!) Latife’yi İsmet alıp, trene koymuş. Trende teselli etmek istemiş. Latife ona “Sus, sus! İsmet Paşa! İsmet Paşa! Sen ona bir gün dalkavukluk etme seni benden daha rezil eder. Her pisliğine aleti sensin” demiş.

Yorumu (artık buna yer kaldı ise) okuyucuya bırakıyoruz…

Muhakkaktır ki bu iddialar ve yahudi diktatör Mason Mustafa Kemal hakkında daha fazla ıttılâât’in (bilgilerin) bulunduğu bu arşiv Emin Çölaşan ve onun gibi karanlık güçlerin eteklerini tutuşturuyor. Bu arşivin teşhir edilmesinin Emin Çölaşan ve tayfası derin devlet (kemalistler) tarafından, bir yolu bulunub engelleneceğine zaten itmînân (emin) idik.

Onlar halen buna muvaffak olabilir ve tarihi belki birkaç sene daha karanlıkta tutabilirler. Lâkin hakikatler ebediyyete kadar saklanamazlar.

Yahudi Mustafa Kemal’in ve heyâkilinin (putlarının) yıkılma vakdi elbet çok yakındır, Emin Bey yine de elinden geleni yapsın tabii ki; bu onun vazifesi zaten. “Sevgili okuyucularım” diye başladığı makalelerinde okuyucunun yüzüne baka baka utanmadan yalan, dolan ve ona buna çamur atmak ve derin devlete en büyük hizmeti vermek… Bu onun ve onun gibi şerefsizlerin vazifesi.

http://www.Hakikatler.com