Yahudi Kafir Mustafa Kemal Allah’a ve Kuran’a Dil Uzatıyor Cuma, Oca 30 1987 

Diktatör Mustafa Kemal kafir oldugunu kendisi itiraf ediyor… Diktatör Mustafa Kemal’in kafir olduğunu inkar edenlere tokat gibi cevab…

Mustafa Kemal: “Bizim devlet idaresindeki ana programımız CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır, fakat bu prensipleri gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaibden değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”

İşte İngiliz casusu kafir Mustafa Kemal’in 1 Kasım 1937’de tbmm’nin açılışı esnasında yaptığı konuşmadan bir kesit:

(daha&helliip;)

Lozan’da Alınanları Kim, Nasıl Verdi? Perşembe, Oca 29 1987 

İsmet Paşa’nın İhaneti

Masdar: Hayat ve Hatıratım, Cild 3
Müellif: Dr. Rıza Nur, sene 1992

– sahife 487-488

150’LİKLER MESELESİ

29 Kanun-u Sâni:

Gazetelere göre Yunanlılar Yunanistan’daki yüzellilikleri memleketlerinden çıkarıyorlarmış. Bunlar orada Mustafa Kemal aleyhine neşriyat yapıyorlardı. Anlaşıldı: Yunan’la itilaf ve Lozan’da kazandıklarımı Yunanlılara hep vermeleri demek bunun içinmiş. Bunlar devlet ve millet menfaatini şahısları menfaatine feda ediyorlar.

FECİ BİR HABER

30 Kanun-u Sani:

Feci bir haber. Cenevre’de Yunan mümessili Politis ile Türkiye sefiri Cemal Hüsnü, Lozan muahedenamesindeki Yunan meselelerine dair olan kontrol şerhlerinin ilgasını taleb etmişler ve: “Bu iki devlet öyle dost oldu ki, itimatsızlık zail oldu” demişler. Eyvah! Bu ne hamakat (ahmaklık)! Yazık! Ben niye Lozan’da tepindim ve bunları almağa muvaffak oldum. Emeğime, çektiğime, ömrüme yazık. Yunanlılara onlardan aldığım her şeyi verdiler. Hala da veriyorlar, boyuna da verecekler demek. Venizelos İsmet’i ve bizim hükümeti dolaba koymuş görünüyor. İyi bir diplomat olduğunu bu sefer de göstermiştir. İsmet de ahmaklığını gene ispat etmiştir. Bununla Lozan sulhunun onun eseri olmadığını da ala isbat ediyor.

Venizelos demek İsmet’in burnuna kancayı takmış, götürüp duruyor. Bakalım nerelere kadar götürecek.

Anıtkabir İsrail’e Ne Zaman Nakledilecek? Çarşamba, Oca 28 1987 

Evvelki yazılarımızda da bir kez daha şahid olduğumuz gibi diktatör Mustafa Kemal yahudi olduğunu kendisi itiraf ediyor. Bunu zaten birçoğumuz biliyorduk, fakat bilhassa bu yazıları tekrar kıraat ettikden sonra aklıma bakın neler geldi…

Hepinizin de malumu olduğu üzere, diktatör Mustafa Kemal vefat ettiği vakit ismi üstünde müstakil bir yahudi devleti henüz yoktu, buna binaen Ankara’ya defnedildi. Biliyorsunuz, vefat eden ve defnedilen zatların seneler sonra mezarları daha münasib yerlere naklediliyor. Mesela, Adnan Menderes’in mezarı 1990 senesinde daha münasib ve layık görülen bir yere nakledildi…

(daha&helliip;)

İngiliz Casusu Mustafa Kemal (ihanetin resmi vesikası) Salı, Oca 27 1987 

İslam düşmanı mason yahudi Mustafa Kemal’i bir kahraman gibi ira’e ederek 70 senedir milletin beynini yıkamaya çalışan kafir kemalistlere tokat gibi vesika.

Aşağıda kıraat edecekleriniz (okuyacaklarınız) “The Sunday Times (London)” isimli ingiliz gazetesinin 11 şubat 1968 tarihli nüshasında Martin Gilbert tarafından neşredilen “How Our Man Declined To Rule Turkey” isimli makalenin Türkce tercemesidir. Masdarın sahihliğini tecessüs edenler tahkik edebilirler.

(Makalenin aslını buradan kıraat edebilirsiniz.)

 

Kasım 1938 Türkiye’nin şefi Kemal Atatürk’ün vefat ettiği tarihtir. O, 15 senelik katı diktatörlüğü döneminde Türkiye’yi, halkı istemediği halde cebir ile Garb medeniyetine götürmeye çalışmıştı. O, sarık ve çarşafı men etmiş, İslam’ın kuvvet ve kudretini kırmış, hatta latin alfabesini bile kabul ettirmişti.

Atatürk’ün vefat döşeğinde, üzerinde en fazla tefekkür ettiği mesele; kendisinden sonra programını tatbik edebilecek birisini bulup yerine geçirip geçiremeyeceği hususuydu.

Bunun için zamanın İngiliz sefiri Sir Percy Loraine‘i İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’na çağırdı. İkisi arasında geçen mülakatlar yaklaşık olarak otuz (30) sene gizli kaldı. Gizli mülakatlar ilk olarak Piers Dixon’un babası (Sir Percy Loraine) hakkında hazırladığı “Double Diplomat” (Çifte Diplomat) isimli kitabında yer aldı ve daha sonra da “Hutchinson Yayınevi” tarafından neşredildi.

(daha&helliip;)

Diktatör Mustafa Kemal’in İslam Aleyhindeki Elfâzı Cuma, Oca 23 1987 

Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh

Garb mukallidi Kemalistler Cumhuriyet’ten günümüze dek bizlere yanlış veya yarım yamalak bilgiler tedris ettiler. Her alanda Osmanlı tarihini eksik izah ettiler. Yanlış garb kültürüne, geleneklerine ve kendi kafalarına münasib bir tedrisad nizamı tesis ettiler. Masonların ve emperyalistlerin ekmeğine yağ sürerek dinsiz garb özentisi tedrisata ”modernlik, çağdaşlık” dediler.

Bunlar Cumhuriyeti bina eden masonlar ve Sabetayist yahudiler (Dönmeler) idi: Ziya Gökalp, Diktatör Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Emmanuel Karasu, Cavid Bey, Halide Edib Hanım, Moiz Kohen (Tekinalp) ve daha niceleri… Sahih ve objektif tarihi yok ettiler. Şanlı Osmanlı’dan kalan muazzam büyüklükteki 500 senelik kütübhaneleri yaktırdılar, 1929 senesinde muşamba kağıdı yapıp Bulgaristan’a sattılar. Tüm bunlar gösteriyorki Osmanlı’nın, yani şanlı ecdadımızın iman ve kudret dolu olan yüce tarihlerini bizimle alakası kalmaması için silib atmaya gayret ettiler.

(daha&helliip;)

Org. Yaşar Büyükanıt’dan Sonra İlker Başbuğ Da Yahudi Çıktı Salı, Oca 20 1987 

Kadim Genelkurmay reisi Yaşar Büyükanıt’ın Sabatayist yahudi olduğunun ifşa olmasından sonra cedid Genelkurmay reisi İlker Başbuğ’un da yahudi olduğu tebeyyün edildi. Henüz Genelkurmay reisi olmadan evvel ziyaret maksadı ile memleketi Siyonist İsrail’e giden İlker Başbuğ, yahudilerin dininde kutsal bir ibadet mekanı olan Kudüs’deki “Ağlama Duvarı”nda yahudi ibadeti etti.

İlker Başbuğ yahudilerle birlikte ağlama duvarında ibadetini ettikden sonra, etrafındaki yahudi ihvanıyla (kardeşleriyle) hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.

İlker Başbuğ’un yahudi olduğu bazı matbuatlar vasıtası ile Anadolu halkına iletilmeye gayret edilse de, kemalistler yine herzamanki gibi, “karalama kampanyası” olduğunu iddia ederek efkâr el âmme’yi (kamuoyu’nu) yanıltmaya ve mevzuyu örtbas etmeye çalışmaktalar.

islamdevleti.org/content/view/21406/101/

(daha&helliip;)

İNGİLİZ KUKLASI YAHUDİ DİKTATÖR KAFİR MUSTAFA KEMAL Pazartesi, Oca 19 1987 

Yorumsuz…

(daha&helliip;)

Müslümanın Livâ’sı (Sancağı) ve Hicab Pazar, Oca 18 1987 

Bir yevm haberlerde yine ilginç bir mevzu gündeme geldi. Bu mevzu livâ (sancak) ve hicab’ın bir bezden olmasından kaynaklanıyordu. Elbette livâ ve hicab netice itibarı ile birer bez parçalarıdırlar.

Ancak, hicab Müslüman hanımların Allah’ın bir emri olması münasebeti ile örtmek zorunda oldukları bir örtüdür. Müslüman hanımın adeta namusudur.

Livâ ise bir devleti temsil etmesi itibarı ile elbette mühimdir. Lakin, elyevm Türkiye halkının kullandığı livâ aslında bu halkın livâ’sı değildir. Bu livâ, T.C. devletini tesis eden ingiliz destekli Yahudi ve Masonlar tarafından onların ellerine tutuşturulmuştur.

Anadolu Halkının ve bu Müslüman ümmetin livâ’sı 1400 senedir değişmemiştr ve değişmeyecektir de.

Bu Ümmetin livâ’sı, siyah zemin üzerinde Kelime-i Tevhid‘in beyaz yazılı olduğu livâ’dır.

Bu livâ’dan başkası bu milleti ilgilendirmemektedir, ve diğerleri ancak birer bez parçasıdır, hiçbir Müslüman için bir mânâ ifade etmez.

KEMALİZM YIKILMALIDIR! Cumartesi, Oca 17 1987 

Kemalizm, kim ne derse desin, bir diktatörlük şeklidir. Tepeden inmeci, totaliter bir yapılanmadır. Kemalizm’de halk hiç olmamış, olmayacaktır da. Halka rağmen halk için zihniyetidir kemalizm. Halktan korkan, çekinen bir liderin önderliğinde plansız, programsız, zamanla ortaya çıkmış baskıcı bir ideolojidir.

Kazım Karabekir ve bir grup liberal arkadaşı tarafından kurulan ve içinde “Cumhuriyet” kavramı taşıyan partiden sonra yahudi diktatör Mustafa Kemal’in kurdurduğu halktan kopuk “Halk Partisi” nin başına da “cumhuriyet” kelimesi getirilerek “Cumhuriyet Halk Partisi” olur. Karabekir’in kurduğu partinin ömrü çok kısa sürmüş, kapatılma gerekçesi ise “mütedeyin insanlara sıcak yaklaşım” sergilemesinden dolayı halkın tevecühü’ne mazhar olmasıdır. Kemalizm’in lider kadrosu, halktan korktukları gibi halkın tevecüh ettiği tüm kişi ve kurumlardan da korkuyordu. Parti kapatıldı, kurucuların kimisi idama, kimisi sürgüne, kimisi hapis hayatına çarptırıldı. Derken yahudi diktatör Mustafa Kemal “çok partili yönetim imajı çizmek için kendi tarafından tüzüğü yazdırılan, parti başkanı ve üyeleri kendi tarafından atanan bir başka parti” kurar. CHP ve Kemalizm diktatöryasından bıkan, nefret eden halk o partiye koştu. Hatta, “muhalif” parti liderinin İzmir gezisi sırasında yaptığı bir konuşma esnasında sıcaktan dolayı fötr şapkasını çıkarması uzaktan sesini duymayan halk tarafından “atın şu pis serpuşu” şeklinde algılanmış ve halk kendisine zorla pahalı bir şekilde satılan serpuşlarını çıkarıp ayak altında ezmiştir. Küçük yaştaki oğlu Kemalizm rejimi tarafından öldürülen bir baba oğlunun cesedini kucağına alıp “muhalif lider”in önüne gelir: “Daha ne kadar kurban istiyorsunuz, alın, yeter ki bizi bu zulümden kurtarın” diyerek ağlamış ve oğlunu onun önüne atmıştır. Çok kısa bir süre sonra yahudi diktatör Mustafa Kemal tarafından kurulan bu parti de “halkın teveccühüne mazhar” olduğundan kapatılır.

(daha&helliip;)

Yahudi Diktatör Mustafa Kemal Kafirdi Cuma, Oca 16 1987 

Evvela bir kelimeyi tartışmak için manasının sahih şekilde bilinmesi icab eder. Küfr (küfür) kelimesi Mekke dönemi Arabları arasında “örtmek”, “üzerini kaplamak” manasında istimal ediliyor idi.

Kadîmen Arablar çiftçiye kafir derlerdi, neden?

Zira çiftçi tohumu toprağa atar üstünü toprakla örter; bu durumda kafir burada “örten”, “örtücü” manasında. Kafir kelimesinin istimal edildiği daha başka yerler de mevcud idi. Mesela; kılıcın kılıfı kılıcı örttüğü için kafir manasında istimal ediliyor idi.

Bu şekilde yola çıkarsak, kafir kelimesinin hangi anlamda kullanıldığı konusunda daha iyi sonuçlara varabiliriz.

İslam Şeriat’ında Kafir kime denir?

Allah(swt)’ın Şeriat hükümlerini inkar eden, görmezden gelen, onların üstünü örterek kendi hükümleri ile hareket eden herkes kafirdir! Neden? Çünkü burada bir “Allah’ın Şeriat’ını, hükümlerini örtme” durumu vardır.

Şimdi, bu izahatı yapdıktan sonra, yahudi Mustafa Kemal kafir miydi, bu konuyu irdeleyelim…

Allahu Teala ne buyuruyor: “Faiz haramdır.”

(daha&helliip;)

News Dergisi: “Mustafa Kemal Mason’du” Perşembe, Oca 15 1987 

VİYANA (17.03.2007)- Avusturya’da neşredilen News Haber Mecmuası’nın evvelki yevm çıkan nüshasında Diktatör Mustafa Kemal’in Mason olduğunu yazdı.

Mecmua, haberinde Mason localarının beynelmilel (uluslararası) ve gizli bir organizasyon olduğunu belirterek, aralarında Mustafa Kemal, Mozart, Goethe, Louis Armstrong ve Friedrich der Grosse gibi meşhur çok sayıda kişinin mason olduğunu iddia etti.

Vesikalara dayandırılan haberde, Avusturya’da 3 bin dolayında mason olduğunu ve bunlar arasında üst düzey mühim vazifelerde bulunanların olduğu belirtildi.

Mustafa Kemal’in Mason olduğu iddiaları daha evvel İslamcı çevreler tarafından da gündeme getirilmişti.

ANF NEWS AGENCY

(daha&helliip;)

Yahudi Diktatör Mustafa Kemal “Dinsiz Ve Namussuz Olmalıyız” Diyor Çarşamba, Oca 14 1987 

Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu

Lâdînî (laik) TC’yi bina eden CHP zihniyetinin (kemalizmin) İslam’a ne kadar tahammülsüz olduğunu Anadolu’da yaşayan birçok insan iyi bilir. İngilizler ve Garb’daki zengin Siyonistlerin yardımı ile lâdînî cumhûriyyeti tesis eden kafir kemalistler bilhassa ilk 27 sene Anadolu’da Müslümanlara karşı adeta terör estirmiş, Anadolu adeta bir “yahudi komunizmi” gibi idâre edilmiştir. Lâdînî cumhûriyyetin tesis edildiği bu ilk senelerde onbinlerce Müslüman, kemalistler (CHP) tarafından vahşîce katledilmiş, İslam’ın birçok emri olan ibâdetler men edilmiş, ve emre itaat etmeyen Müslümanlara ise nice eziyetler ve işkenceler yapılmıştır.

(daha&helliip;)

Anadolu (Türkiye) Asıl Şimdi İşgal Altında Salı, Oca 13 1987 

İstiklal Harbi Yapıldı Mı? Kim Kimden Kurtarıldı?

Ladini (laik) T.C. devletinde, yahudi diktatör Mustafa Kemal‘e büyük kurtarıcı, kahraman denilir. Denilir ki: “Türk milletini ve vatanını o kurtardı. O olmasaydı Türk milleti yok olacaktı…” Peki, o düşman kimdi? Ülkeyi işgal edenler kimlerdi? Denilir ki: “İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar. Bu işgalci düşmanlara karşı istiklal harbi yapıldı, ülke ve Türk milleti düşmanlardan kurtarıldı…(???)” gibi palavralarla mekteb-i ibtidâî (ilkokul)’dan beri yeni yetişen nesillerin beyinleri yıkanır.

Türk milletinin ve ülkesinin neyi kurtarıldı? İşgalci düşmanlar işgallerini devam ettirselerdi ne yaparlardı? Bir işgalci güç bir ülkeyi niçin işgal etmek ister? Ne yapar?

Bu sual üzerinde düşünüldüğünde, tarih boyunca ve halen vukuu bulan işgallere bakıldığında bir ülkenin şu maksatlar için işgal edildiği ortaya çıkar:

(daha&helliip;)

TC Devleti’ni İngilizlerin Yardımıyla Yahudiler ve Masonlar Tesis Etdi – 2. Bab Pazar, Oca 11 1987 

Laik TC bir yahudi rejimidir zira kurucuları ve elyevm koruyanları yahudidir…

Dönmeler (türkiye’deki gizli yahudiler) ve Kısa Tarihcesi:

“Dönme” tabiri, aslında yahudi olup da müslüman ve Türk görünen, müslüman ve Türk ismi taşıyan çağdaş görünen takiyyeci bir yahudi kesim için kullanılır. Bunlara “avdeti”, “Sabataycılar” veya “Sabatayist yahudiler” da denilir. Böyle adlandırılmalarının sebebi Sabatay Sevi isimli bir yahudinin yahudilerin va’ad edilen mesihi olduğuna inanmalarıdır.

(daha&helliip;)

TC Devleti’ni İngilizler’in Yardımıyla Sabetayist Yahudiler (Dönmeler) Tesis Etdi (1. Bab) Cumartesi, Oca 10 1987 

Osmanlı’nın Yıkılışında İngiliz-Yahudi İşbirliği ve Ladini (laik) T.C. Devletinin Tesisi:

Son İslâm Devleti olan Osmanlı Devleti ve Hilâfet hem İngilizlerin sömürü emelleri önünde bir engel ve sömürgeleri için bir tehlike teşkil ediyordu. Hem de yahudilerin Filistin’de devlet kurmaları önünde bir engel teşkil ediyordu. İşte bu ortak tehlikeyi bertaraf etmek hususu; İngilizleri, yahudiler ve dönmeleri kullanmaya, yahudileri ve dönmeleri İngilizlerin gücüne sarılmaya sevk etmiştir. Bu İngiliz-Yahudi işbirliği ile Osmanlı ve Hilafet yıkılmış ve yine bu işbirlik ile laik (kâfir) T.C. Devleti kurulmuştur.

– Laik (kâfir) T.C. Devleti kurulduktan ve Hilâfet’i ortadan kaldırdıktan sonra Lozan-1924 Anlaşması ile İngilizler T.C. Devleti’ne hem bir coğrafi sınır hem de bir siyasi çerçeve çizip kendi haline bırakmıştır. laik (kâfir) T.C. Devleti kendisi için belirlenen bu sınır ve çerçevede kaldıkça İngilizlerin maslahatını korumuş ya da maslahatına hizmet eder olmuştur. Bu çerçevenin dışına çıkmadıkça dahili icraatlarında laik (kâfir) T.C. Devleti’ni kendi haline bırakmıştır. Böylelikle iktidar dönmelerin (Türkiye’deki gizli, yahut sabatayist yahudiler) elinde kalmıştır.

(daha&helliip;)

YAHUDİ MUSTAFA KEMAL MASON LOCALARINI KAPATMADI, İŞTE İSBATI Cuma, Oca 9 1987 

Aynı zamanda kendisi meşhur bir Mason olan diktatör Yahudi Mustafa Kemal’in Mason localarını kapattığı iddiasıyla güya Mason olduğunu inkar ederek Anadolu ehalisini iğfal etmeye çalışan Kafir Kemalistlere tokat gibi bir vesika: Mustafa Kemal Mason locaları kapanmadan evvel Mason localarına yazı göndererek locaları kapatmalarını istiyor, zira şayed devlet kapatır ise daha sonra dubare (yeniden) açılamazlar. Mason Diktatör Mustafa Kemal bu şekilde Mason localarının geleceğini teminat altına almış oluyor.

(daha&helliip;)

Kemalizmin Korkunç Yüzü Perşembe, Oca 8 1987 

Bilindiği gibi Kemalizm 1920’li 30’lu senelerin dünyayı kavuran faşist, ilkel akımlarından esinlenerek oluşturulup Türkiye’nin başına bela edilmiş bir illetdir. Gıdası kan, terör, baskı ve hukuksuzluktur. Kemalizm’in maskotu yahudi diktatör Mustafa Kemal’in “kanla yapılan devrimler daha sağlam olur” ve “.. bazı kelleler kesilecek…” gibi elfazı (sözleri) Kemalizm’in hakiki yüzünü göstermek için kafidir.

Kemalizmin en çok korktuğu şeylerin başında insan hakları ve hukuk gelir. Kemalizm’in ilk senelerinde sokaktan toplatılan cellatlar İstiklal Mahkemleri’ne üye yapılarak toplu hukuk ve insan cinayetlerine imza attırılmıştır. İnsanların kendilerini savunmasına müsaade edilmez, hatta idamla yargılanan insanlar için “sanığın idamına ve şahitlerin sonradan dinlenmesine…” ibarelerinin düşmesi Kemalizm’in bir hukuk canisi olduğunu gösterir.

(daha&helliip;)

Sonraki Sayfa »