Evvelki yazılarımızda da bir kez daha şahid olduğumuz gibi diktatör Mustafa Kemal yahudi olduğunu kendisi itiraf ediyor. Bunu zaten birçoğumuz biliyorduk, fakat bilhassa bu yazıları tekrar kıraat ettikden sonra aklıma bakın neler geldi…

Hepinizin de malumu olduğu üzere, diktatör Mustafa Kemal vefat ettiği vakit ismi üstünde müstakil bir yahudi devleti henüz yoktu, buna binaen Ankara’ya defnedildi. Biliyorsunuz, vefat eden ve defnedilen zatların seneler sonra mezarları daha münasib yerlere naklediliyor. Mesela, Adnan Menderes’in mezarı 1990 senesinde daha münasib ve layık görülen bir yere nakledildi…

Acaba israilli yahudi Mustafa Kemal’in mezarını da İsrail’e nakletmenin zamanı geldi de geçmiyor mu?

Anıtkabir’den laf açılmışken bir noktaya daha temas etmemiz lazım gelir: Putperest Kemalistler her Anıtkabir ziyaretinde yahudi diktatör Mustafa Kemal’in mozolesine çelenk bırakıyorlar. Hiç bir manası yok fakat, adet olmuş bir kere çelenk bırakmak! Bunun yerine, Anıtkabir’i her ziyaret ettiklerinde mozoleye bir adet çelenk koymak yerine birkaç şişe içki (yanında fıstık ve leblebi de olabilir) koysalar daha bir manalı olmaz mı?

Evet, nasıl yahudi diktatör Mustafa Kemal’in kalkıb da çiçekleri koklayacak hali yoksa, kalkıb içkileri içecek de hali yok! Fakat yine de mozolesine içki şişeleri bırakmak, çelenk bırakmaktan çok daha manalı bir hürmet ifadesi olur. Ne de olsa en sevdiği şeydi içki.

Selam ve Dua ile…

http://www.Hakikatler.com