Anıtkabir İsrail’e Ne Zaman Nakledilecek? Çarşamba, Oca 28 1987 

Evvelki yazılarımızda da bir kez daha şahid olduğumuz gibi diktatör Mustafa Kemal yahudi olduğunu kendisi itiraf ediyor. Bunu zaten birçoğumuz biliyorduk, fakat bilhassa bu yazıları tekrar kıraat ettikden sonra aklıma bakın neler geldi…

Hepinizin de malumu olduğu üzere, diktatör Mustafa Kemal vefat ettiği vakit ismi üstünde müstakil bir yahudi devleti henüz yoktu, buna binaen Ankara’ya defnedildi. Biliyorsunuz, vefat eden ve defnedilen zatların seneler sonra mezarları daha münasib yerlere naklediliyor. Mesela, Adnan Menderes’in mezarı 1990 senesinde daha münasib ve layık görülen bir yere nakledildi…

(daha&helliip;)

Müslümanın Livâ’sı (Sancağı) ve Hicab Pazar, Oca 18 1987 

Bir yevm haberlerde yine ilginç bir mevzu gündeme geldi. Bu mevzu livâ (sancak) ve hicab’ın bir bezden olmasından kaynaklanıyordu. Elbette livâ ve hicab netice itibarı ile birer bez parçalarıdırlar.

Ancak, hicab Müslüman hanımların Allah’ın bir emri olması münasebeti ile örtmek zorunda oldukları bir örtüdür. Müslüman hanımın adeta namusudur.

Livâ ise bir devleti temsil etmesi itibarı ile elbette mühimdir. Lakin, elyevm Türkiye halkının kullandığı livâ aslında bu halkın livâ’sı değildir. Bu livâ, T.C. devletini tesis eden ingiliz destekli Yahudi ve Masonlar tarafından onların ellerine tutuşturulmuştur.

Anadolu Halkının ve bu Müslüman ümmetin livâ’sı 1400 senedir değişmemiştr ve değişmeyecektir de.

Bu Ümmetin livâ’sı, siyah zemin üzerinde Kelime-i Tevhid‘in beyaz yazılı olduğu livâ’dır.

Bu livâ’dan başkası bu milleti ilgilendirmemektedir, ve diğerleri ancak birer bez parçasıdır, hiçbir Müslüman için bir mânâ ifade etmez.

KEMALİZM YIKILMALIDIR! Cumartesi, Oca 17 1987 

Kemalizm, kim ne derse desin, bir diktatörlük şeklidir. Tepeden inmeci, totaliter bir yapılanmadır. Kemalizm’de halk hiç olmamış, olmayacaktır da. Halka rağmen halk için zihniyetidir kemalizm. Halktan korkan, çekinen bir liderin önderliğinde plansız, programsız, zamanla ortaya çıkmış baskıcı bir ideolojidir.

Kazım Karabekir ve bir grup liberal arkadaşı tarafından kurulan ve içinde “Cumhuriyet” kavramı taşıyan partiden sonra yahudi diktatör Mustafa Kemal’in kurdurduğu halktan kopuk “Halk Partisi” nin başına da “cumhuriyet” kelimesi getirilerek “Cumhuriyet Halk Partisi” olur. Karabekir’in kurduğu partinin ömrü çok kısa sürmüş, kapatılma gerekçesi ise “mütedeyin insanlara sıcak yaklaşım” sergilemesinden dolayı halkın tevecühü’ne mazhar olmasıdır. Kemalizm’in lider kadrosu, halktan korktukları gibi halkın tevecüh ettiği tüm kişi ve kurumlardan da korkuyordu. Parti kapatıldı, kurucuların kimisi idama, kimisi sürgüne, kimisi hapis hayatına çarptırıldı. Derken yahudi diktatör Mustafa Kemal “çok partili yönetim imajı çizmek için kendi tarafından tüzüğü yazdırılan, parti başkanı ve üyeleri kendi tarafından atanan bir başka parti” kurar. CHP ve Kemalizm diktatöryasından bıkan, nefret eden halk o partiye koştu. Hatta, “muhalif” parti liderinin İzmir gezisi sırasında yaptığı bir konuşma esnasında sıcaktan dolayı fötr şapkasını çıkarması uzaktan sesini duymayan halk tarafından “atın şu pis serpuşu” şeklinde algılanmış ve halk kendisine zorla pahalı bir şekilde satılan serpuşlarını çıkarıp ayak altında ezmiştir. Küçük yaştaki oğlu Kemalizm rejimi tarafından öldürülen bir baba oğlunun cesedini kucağına alıp “muhalif lider”in önüne gelir: “Daha ne kadar kurban istiyorsunuz, alın, yeter ki bizi bu zulümden kurtarın” diyerek ağlamış ve oğlunu onun önüne atmıştır. Çok kısa bir süre sonra yahudi diktatör Mustafa Kemal tarafından kurulan bu parti de “halkın teveccühüne mazhar” olduğundan kapatılır.

(daha&helliip;)

Yahudi Diktatör Mustafa Kemal Kafirdi Cuma, Oca 16 1987 

Evvela bir kelimeyi tartışmak için manasının sahih şekilde bilinmesi icab eder. Küfr (küfür) kelimesi Mekke dönemi Arabları arasında “örtmek”, “üzerini kaplamak” manasında istimal ediliyor idi.

Kadîmen Arablar çiftçiye kafir derlerdi, neden?

Zira çiftçi tohumu toprağa atar üstünü toprakla örter; bu durumda kafir burada “örten”, “örtücü” manasında. Kafir kelimesinin istimal edildiği daha başka yerler de mevcud idi. Mesela; kılıcın kılıfı kılıcı örttüğü için kafir manasında istimal ediliyor idi.

Bu şekilde yola çıkarsak, kafir kelimesinin hangi anlamda kullanıldığı konusunda daha iyi sonuçlara varabiliriz.

İslam Şeriat’ında Kafir kime denir?

Allah(swt)’ın Şeriat hükümlerini inkar eden, görmezden gelen, onların üstünü örterek kendi hükümleri ile hareket eden herkes kafirdir! Neden? Çünkü burada bir “Allah’ın Şeriat’ını, hükümlerini örtme” durumu vardır.

Şimdi, bu izahatı yapdıktan sonra, yahudi Mustafa Kemal kafir miydi, bu konuyu irdeleyelim…

Allahu Teala ne buyuruyor: “Faiz haramdır.”

(daha&helliip;)

News Dergisi: “Mustafa Kemal Mason’du” Perşembe, Oca 15 1987 

VİYANA (17.03.2007)- Avusturya’da neşredilen News Haber Mecmuası’nın evvelki yevm çıkan nüshasında Diktatör Mustafa Kemal’in Mason olduğunu yazdı.

Mecmua, haberinde Mason localarının beynelmilel (uluslararası) ve gizli bir organizasyon olduğunu belirterek, aralarında Mustafa Kemal, Mozart, Goethe, Louis Armstrong ve Friedrich der Grosse gibi meşhur çok sayıda kişinin mason olduğunu iddia etti.

Vesikalara dayandırılan haberde, Avusturya’da 3 bin dolayında mason olduğunu ve bunlar arasında üst düzey mühim vazifelerde bulunanların olduğu belirtildi.

Mustafa Kemal’in Mason olduğu iddiaları daha evvel İslamcı çevreler tarafından da gündeme getirilmişti.

ANF NEWS AGENCY

(daha&helliip;)

Anadolu (Türkiye) Asıl Şimdi İşgal Altında Salı, Oca 13 1987 

İstiklal Harbi Yapıldı Mı? Kim Kimden Kurtarıldı?

Ladini (laik) T.C. devletinde, yahudi diktatör Mustafa Kemal‘e büyük kurtarıcı, kahraman denilir. Denilir ki: “Türk milletini ve vatanını o kurtardı. O olmasaydı Türk milleti yok olacaktı…” Peki, o düşman kimdi? Ülkeyi işgal edenler kimlerdi? Denilir ki: “İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar. Bu işgalci düşmanlara karşı istiklal harbi yapıldı, ülke ve Türk milleti düşmanlardan kurtarıldı…(???)” gibi palavralarla mekteb-i ibtidâî (ilkokul)’dan beri yeni yetişen nesillerin beyinleri yıkanır.

Türk milletinin ve ülkesinin neyi kurtarıldı? İşgalci düşmanlar işgallerini devam ettirselerdi ne yaparlardı? Bir işgalci güç bir ülkeyi niçin işgal etmek ister? Ne yapar?

Bu sual üzerinde düşünüldüğünde, tarih boyunca ve halen vukuu bulan işgallere bakıldığında bir ülkenin şu maksatlar için işgal edildiği ortaya çıkar:

(daha&helliip;)

Kemalizmin Korkunç Yüzü Perşembe, Oca 8 1987 

Bilindiği gibi Kemalizm 1920’li 30’lu senelerin dünyayı kavuran faşist, ilkel akımlarından esinlenerek oluşturulup Türkiye’nin başına bela edilmiş bir illetdir. Gıdası kan, terör, baskı ve hukuksuzluktur. Kemalizm’in maskotu yahudi diktatör Mustafa Kemal’in “kanla yapılan devrimler daha sağlam olur” ve “.. bazı kelleler kesilecek…” gibi elfazı (sözleri) Kemalizm’in hakiki yüzünü göstermek için kafidir.

Kemalizmin en çok korktuğu şeylerin başında insan hakları ve hukuk gelir. Kemalizm’in ilk senelerinde sokaktan toplatılan cellatlar İstiklal Mahkemleri’ne üye yapılarak toplu hukuk ve insan cinayetlerine imza attırılmıştır. İnsanların kendilerini savunmasına müsaade edilmez, hatta idamla yargılanan insanlar için “sanığın idamına ve şahitlerin sonradan dinlenmesine…” ibarelerinin düşmesi Kemalizm’in bir hukuk canisi olduğunu gösterir.

(daha&helliip;)

Uyanacak Anadolu Halkı… Cumartesi, Oca 3 1987 

Cumhuriyet Neden Tesis Edildi?

82. Sene Rezaletleri:

Türkiye cumhuriyetinin 82. senesinin kutlandığı geçtiğimiz aylarda bir şey vardır ki çok açıktır: o da bu rejimin İSLAM DÜŞMANLIĞI üzerine kurulu olduğudur. Bu eyyamda laikcilerin (laik = kafir) yaptığı her konuşmada laiklik (kafir olmak) vurgulanarak ondan asla vazgeçilemeyeceği, gerekirse cumhuriyetden vazgeçilip ama laiklikten asla geçilmeyeceği ifade edilerek laikliğin (ehaliyi dinsizleştirmenin) ehemmiyeti vurgulanır.

(daha&helliip;)