Lozan’da Alınanları Kim, Nasıl Verdi? Perşembe, Oca 29 1987 

İsmet Paşa’nın İhaneti

Masdar: Hayat ve Hatıratım, Cild 3
Müellif: Dr. Rıza Nur, sene 1992

– sahife 487-488

150’LİKLER MESELESİ

29 Kanun-u Sâni:

Gazetelere göre Yunanlılar Yunanistan’daki yüzellilikleri memleketlerinden çıkarıyorlarmış. Bunlar orada Mustafa Kemal aleyhine neşriyat yapıyorlardı. Anlaşıldı: Yunan’la itilaf ve Lozan’da kazandıklarımı Yunanlılara hep vermeleri demek bunun içinmiş. Bunlar devlet ve millet menfaatini şahısları menfaatine feda ediyorlar.

FECİ BİR HABER

30 Kanun-u Sani:

Feci bir haber. Cenevre’de Yunan mümessili Politis ile Türkiye sefiri Cemal Hüsnü, Lozan muahedenamesindeki Yunan meselelerine dair olan kontrol şerhlerinin ilgasını taleb etmişler ve: “Bu iki devlet öyle dost oldu ki, itimatsızlık zail oldu” demişler. Eyvah! Bu ne hamakat (ahmaklık)! Yazık! Ben niye Lozan’da tepindim ve bunları almağa muvaffak oldum. Emeğime, çektiğime, ömrüme yazık. Yunanlılara onlardan aldığım her şeyi verdiler. Hala da veriyorlar, boyuna da verecekler demek. Venizelos İsmet’i ve bizim hükümeti dolaba koymuş görünüyor. İyi bir diplomat olduğunu bu sefer de göstermiştir. İsmet de ahmaklığını gene ispat etmiştir. Bununla Lozan sulhunun onun eseri olmadığını da ala isbat ediyor.

Venizelos demek İsmet’in burnuna kancayı takmış, götürüp duruyor. Bakalım nerelere kadar götürecek.

İngiliz Casusu Mustafa Kemal (ihanetin resmi vesikası) Salı, Oca 27 1987 

İslam düşmanı mason yahudi Mustafa Kemal’i bir kahraman gibi ira’e ederek 70 senedir milletin beynini yıkamaya çalışan kafir kemalistlere tokat gibi vesika.

Aşağıda kıraat edecekleriniz (okuyacaklarınız) “The Sunday Times (London)” isimli ingiliz gazetesinin 11 şubat 1968 tarihli nüshasında Martin Gilbert tarafından neşredilen “How Our Man Declined To Rule Turkey” isimli makalenin Türkce tercemesidir. Masdarın sahihliğini tecessüs edenler tahkik edebilirler.

(Makalenin aslını buradan kıraat edebilirsiniz.)

 

Kasım 1938 Türkiye’nin şefi Kemal Atatürk’ün vefat ettiği tarihtir. O, 15 senelik katı diktatörlüğü döneminde Türkiye’yi, halkı istemediği halde cebir ile Garb medeniyetine götürmeye çalışmıştı. O, sarık ve çarşafı men etmiş, İslam’ın kuvvet ve kudretini kırmış, hatta latin alfabesini bile kabul ettirmişti.

Atatürk’ün vefat döşeğinde, üzerinde en fazla tefekkür ettiği mesele; kendisinden sonra programını tatbik edebilecek birisini bulup yerine geçirip geçiremeyeceği hususuydu.

Bunun için zamanın İngiliz sefiri Sir Percy Loraine‘i İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’na çağırdı. İkisi arasında geçen mülakatlar yaklaşık olarak otuz (30) sene gizli kaldı. Gizli mülakatlar ilk olarak Piers Dixon’un babası (Sir Percy Loraine) hakkında hazırladığı “Double Diplomat” (Çifte Diplomat) isimli kitabında yer aldı ve daha sonra da “Hutchinson Yayınevi” tarafından neşredildi.

(daha&helliip;)

Yahudi Diktatör Mustafa Kemal “Dinsiz Ve Namussuz Olmalıyız” Diyor Çarşamba, Oca 14 1987 

Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu

Lâdînî (laik) TC’yi bina eden CHP zihniyetinin (kemalizmin) İslam’a ne kadar tahammülsüz olduğunu Anadolu’da yaşayan birçok insan iyi bilir. İngilizler ve Garb’daki zengin Siyonistlerin yardımı ile lâdînî cumhûriyyeti tesis eden kafir kemalistler bilhassa ilk 27 sene Anadolu’da Müslümanlara karşı adeta terör estirmiş, Anadolu adeta bir “yahudi komunizmi” gibi idâre edilmiştir. Lâdînî cumhûriyyetin tesis edildiği bu ilk senelerde onbinlerce Müslüman, kemalistler (CHP) tarafından vahşîce katledilmiş, İslam’ın birçok emri olan ibâdetler men edilmiş, ve emre itaat etmeyen Müslümanlara ise nice eziyetler ve işkenceler yapılmıştır.

(daha&helliip;)

TC Devleti’ni İngilizlerin Yardımıyla Yahudiler ve Masonlar Tesis Etdi – 2. Bab Pazar, Oca 11 1987 

Laik TC bir yahudi rejimidir zira kurucuları ve elyevm koruyanları yahudidir…

Dönmeler (türkiye’deki gizli yahudiler) ve Kısa Tarihcesi:

“Dönme” tabiri, aslında yahudi olup da müslüman ve Türk görünen, müslüman ve Türk ismi taşıyan çağdaş görünen takiyyeci bir yahudi kesim için kullanılır. Bunlara “avdeti”, “Sabataycılar” veya “Sabatayist yahudiler” da denilir. Böyle adlandırılmalarının sebebi Sabatay Sevi isimli bir yahudinin yahudilerin va’ad edilen mesihi olduğuna inanmalarıdır.

(daha&helliip;)

TC Devleti’ni İngilizler’in Yardımıyla Sabetayist Yahudiler (Dönmeler) Tesis Etdi (1. Bab) Cumartesi, Oca 10 1987 

Osmanlı’nın Yıkılışında İngiliz-Yahudi İşbirliği ve Ladini (laik) T.C. Devletinin Tesisi:

Son İslâm Devleti olan Osmanlı Devleti ve Hilâfet hem İngilizlerin sömürü emelleri önünde bir engel ve sömürgeleri için bir tehlike teşkil ediyordu. Hem de yahudilerin Filistin’de devlet kurmaları önünde bir engel teşkil ediyordu. İşte bu ortak tehlikeyi bertaraf etmek hususu; İngilizleri, yahudiler ve dönmeleri kullanmaya, yahudileri ve dönmeleri İngilizlerin gücüne sarılmaya sevk etmiştir. Bu İngiliz-Yahudi işbirliği ile Osmanlı ve Hilafet yıkılmış ve yine bu işbirlik ile laik (kâfir) T.C. Devleti kurulmuştur.

– Laik (kâfir) T.C. Devleti kurulduktan ve Hilâfet’i ortadan kaldırdıktan sonra Lozan-1924 Anlaşması ile İngilizler T.C. Devleti’ne hem bir coğrafi sınır hem de bir siyasi çerçeve çizip kendi haline bırakmıştır. laik (kâfir) T.C. Devleti kendisi için belirlenen bu sınır ve çerçevede kaldıkça İngilizlerin maslahatını korumuş ya da maslahatına hizmet eder olmuştur. Bu çerçevenin dışına çıkmadıkça dahili icraatlarında laik (kâfir) T.C. Devleti’ni kendi haline bırakmıştır. Böylelikle iktidar dönmelerin (Türkiye’deki gizli, yahut sabatayist yahudiler) elinde kalmıştır.

(daha&helliip;)

Lozan Zafer Değil Hezimetdir! Çarşamba, Oca 7 1987 

Masdar: Lozan Zafer mi, Hezimet mi?
Müellif: Kadir Mısıroğlu

– cild: 1, sahife: 272-273

<< İngiliz heyetinin başkanı Lord Gurzon, Lozan’da İsmet Paşa’nın müşaviri sıfatına haiz bulunan (İstanbul Hahambaşısı) Hayim Naum efendiyi çağırarak daha evvelki taahhütlere uygun olarak hilafet ilga edilmediği takdirde sulhun gerçekleşemeyecegini söylemiştir. Esasen bu mesele ile öteden beri meşgul bulunan Hayim Naum Efendi, İsmet Paşa ile Lord Gurzon arasında bu mesele etrafındaki haberleri getirip götürmek suretiyle ciddi bir gayret sarfetmişti.

Heyetin başkanı İsmet İnönü, tek başına “hilafeti kaldırma” sözü verecek mevkide değildi. Hatta o günlerde TBMM’de hilafet lehine bir hava doğmuştu. Bizzat Mustafa Kemal Paşa hilafeti methediyordu. Mesela, Lord Gurzon’un tam Lozan’i terk ettiği gün, meşhur Balıkesir Hutbesini irad etmişti. Binaenaleyh, Hayim Naum’a müspet bir cevap veremedi.

İsmet’le işi bitiremeyen Hahambaşı hemen atlayıp Türkiye’ye dönüyor. O esnada İzmir İktisad Kongresinde bulunan Mustafa Kemal Paşa ile görüşüyor. >>

(daha&helliip;)